KENAN ÇAMURCU
Ermenilerin Kerbela’sında..... | Ermenilerin Kerbela’sında..... |
|
|
|
|
Yahudi soykırımı edebiyatı ile Ermenilerinki karşılaştırıldığında, Avrupa’nın tarihî tecrübesine uygun bir tanım, hukuksallık ve siyasal sonuç kazanmış Batılı “Yahudi soykırımı”ndan farklı olarak, Doğulu Ermeni soykırımı edebiyatının dini, toplumsal ve siyasi bakımdan bizim kültür haritamıza daha çok benzeyen kimliği dikkat çekicidir.
Ermeni Ortodoksisindeki sembolizmi itibariyle 1915 tehciri sırasında yaşananlar Şiiliğin Kerbelası ile mukayese edildiğinde, sorunun anlam dünyamıza hitap eden şaşırtıcı öğeleri fark edilecektir. Şu halde ihtilafın, Yahudilerinkine benzer bir siyasal macerayla sonuçlanmaması için Ankara’nın gösterdiği teberri çabaları, eğer 1915 Kerbelasının Yezid’i olmamaya odaklı ahlaki bir tavır değilse mevcut veya müstakbel gayretlerden umulanın tahsil edilmesi sanıldığı kadar kolay olmayabilir. Türkiye’nin dış politika mimarisinden sorumlu olanların, liberal aklın teşvikiyle Ermenistan’la ilişkilerde piyasa kurallarının şaşmaz mucizevi etkisine itikat etmek yerine, jeo-kültürel mecranın böyle alternatif seçenekleriyle yeni bir başlangıç yapabilmenin araçlarını keşfe çıkması ilginç açılımlara fırsat yaratabilir. Kuşkusuz İran-Ermenistan bağının diplomatik incelikleri arasında Ahuramazda dindaşlığından başlayıp semavi dinler aşamasındaki irfani sembolizmle devam eden kültürel akrabalık ağırlıklı yer tutuyor ve Türkiye böyle bir havsaladan mahrumdur. Ama Türkiye, İran medeniyet havzasının kadim üyelerinden biri olarak aynı birikimi kullanma hakkına da sahiptir. Ermenistan’la irtibatın normalleşmesinin ilacını sadece maişette bulabilen yeni liberal yaklaşımlara kuşkuyla bakılması fayda getirecektir. Hele de Türkiye-Ermenistan ilişkilerindeki iyileşmenin İran-Ermenistan ilişkilerinin zayıflamasından geçeceğini gözlemeye ayarlanmış Atlantik stratejilerine kanıp 3+2 (Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan + Rusya ve Türkiye) fotoğrafı ile bölgesel engellerin aşılacağını zannetmek, tık nefes bir dış politika varsayımının bu arazide boy atacağını boşuna beklemek olacaktır. Aklından böyle düşünceler geçirenlere hatırlatmak gerekir ki, İran ve Osmanlı meşrutiyeti birlikte ve dayanışma içinde yürümüş iki ilginç ve ortak tecrübe olmasına rağmen 130 yıllık İstanbul üniversitesinde İran medeniyetine ayrılmış bölüm neredeyse ölmek üzereyken, 90 yıllık Yerevan Üniversitesinin en güçlü birimi İran kültür havzasını inceleyen merkezdir ve İran Kültür Devrimi Yüksek Konseyi üyesi Gulam Hüseyin Haddadadil’in 2004’te Yerevan Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada söylediği gibi “Ermenistan, İranolojinin Kafkaslar ve Orta Asya’daki en muteber merkezlerinden biri” kabul edilmektedir. İran açısından Ermenistan’la ilişkinin stratejik manası güvenlik, enerji ve istikrar klişelerinden epeyce fazla bir ilgi derinliğini kapsamaktadır. Zaten bu güçlü sebep vesilesiyledir ki mesela Karabağ krizi İran açısından bölgesel bir bunalımdan daha fazla anlam taşımaz ve Ermenistan’la stratejik ilişkiyi zaafa uğratacak seviyeye asla çıkmaz. Buna karşılık Ankara, Karabağ işgalini uymak zorunda bulunduğu statüko olarak görüyorsa, Türkiye Ermenistan’la ilişkileri iyileştirmeye, Kafkasları ilgilendiren bölgesel açılım önermesiyle yaklaşmıyor demektir. Meselenin jeo-politik kısmında Ermenistan, Doğuda Azerbaycan ve Batıda Türkiye ile “düşman”lık, Kuzeyde ise Gürcistan ile istikrarsızlık kıskacına sıkışmış, tek çıkış olarak İran’ı görmektedir. İran, Yerevan’ın Fars Körfezi’nden denizlere açılmasının da yegâne koridorudur ve Ermenistan’ı bu hayati koridordan soluk almaktan vazgeçirecek hiçbir promosyonun ufukta görünmediğini iyi düşünmek icap eder. Ankara’nın, Washington’ın beklentilerini göz ardı etmemeyi temel alan Ermenistan stratejisinin karşısında, İran’ın doğalgaz boru hattı dâhil, güçlü altyapı yatırımları ve kültür alışverişleriyle iyice incelttiği (Rusya’nın tam desteğini alan) ilişki sistemi vardır. Ermenistan’ı İran medeniyet havzasının asli figürlerinden biri gören Tahran’la, ABD’nin desteğinde kendisine stratejik derinlik kurmak isterken hegemonik Osmanlı modeline atıf yapmaktan kendini alamayan, alamadıkça da yumuşak gücünden ziyade sert gücüyle kendini göstermeye odaklanan Ankara’nın rekabeti doğru bir denklem gibi gözüküyor mu? Bölgesel bir güç olarak İran, Ermenistan’ı kaybetmeyi göze alamıyorsa Türkiye’nin İran’ı dışarıda bırakacak her projesinin Tahran-Yerevan barikatına çarpacağını bütün hesaplar içinde elde bir saymak lazımdır. 25.09.2009 fikritakip |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Değerli site ziyaretcileri... |
|
Sitemizin bütün bölümlerine erişmeniz için mutlaka üye olmanız gerekmektedir. Ücretsiz Üyelik işleminizi yaparak : Yardımlar Listesine,Sohbet Bölümüne,Soru ve cevap Bölümüne ve sadece üyelere açık olan bütün bölümlere ulaşabilirsiniz. Üye olmanızı önemle rica ederiz. Camimize Aşağıdaki Bankalar Aracılığıyla Bağış Yapabilirsiniz. Yapı kredi Bankası Kars Şb : 805.08.264 Web : www.isiklicamii.org ve www.karsehlibeyt.org e-mail : Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. İletişim : 0474 223 35 38 |
| Rabiü'l-Evvel |
| 14 Sali |
| 1433 Hicri |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
| Bugün | 453 |
| Dün | 600 |
| Bu Hafta | 1053 |
| Bu Ay | 4175 |
| Tüm Zamanlar | 321606 |
![]() | 906 Kayıtlı Üye |
![]() | 0 Bugün |
![]() | 1 Bu Hafta |
![]() | 3 Bu Ay |
![]() | Son Üye: rahim |