PROF. DR. HÜSEYİN HATEMİ
Kötüye kullanma yasağı | Kötüye kullanma yasağı |
|
|
|
|
Gerek Özel Hukuk'ta, gerek Kamu Hukuku'nda, hakların ve yetkilerin kötüye kullanılması yasağı; Tabiî Hukuk'tan gelen genel bir ilkedir.
Meclis; yetkisini aşar da “yirmi yılda bir seçim yapılması” kuralını kanunlaştırırsa, yahut insan haklarını kabul edilemez şekilde sınırlayan bir kanun çıkarırsa, elbette Anayasa Mahkemesi'nin bu kanunu iptal etme yetkisi vardır. Meclis; bu kuralı -iptal edilmesini önlemek için- Anayasa'ya da koysa, “Kanuna karşı hile” yaptığı, dolayısıyla: Dürüstlük ilkesini ihlâl ettiği için, Anayasa Mahkemesi, bu gibi “kanuna karşı hile”lere karşı da iptal kararı verebilmelidir. Ancak; aynı örneği aksine bir ihtimalde ele alalım: Anayasa Mahkemesi de “yirmi yılda bir seçim yapılır” kuralını getiren İktıdar Partisi'ni destekliyorsa ve bu kanunu da iptal etmemiş ise, bu takdirde yine bu örneği verenler “yargıya saygı! Herkesin susması ve boyun eğmesi gerekiyor” mu diyeceklerdir? Hayır! Böyle diyeceklerdir elbette ammâ, böyle dememeleri gerekir! Yetkisini kötüye kullanma yasağı hakimler için de aynı derecede yürürlüktedir. Şu halde “tuzun bozulması”na karşı Hukuk Devleti'nin güvencesi ne olmalıdır? 1982 Anayasası'nın Başlangıç bölümünün ilk şeklinde, bu güvence “Silâhlı kuvvetler” idi. “Ele güne karşı ayıp oluyor!” düşüncesiyle, değiştirildi. Ne var ki ardından Yargı'ya brifing dönemi geldi. (28 Şubat Dönemi). Oysa bu da güvence değildir. Anayasa ihlâl edilerek Hukuk Devleti korunamaz. Özal'ın “Anayasa'yı bir def'alık ihlâl edeceğiz” sözüne haklı olarak köpürenler, birkaç yıl sonra hakimler brifinge çağırılıp da kırmızı halılı nerdübanları çıkmaya başlayınca ve o devrin Hükûmet Erkânı da “feryad u figan” edince, bu feryad u figanı dahî “size meheldir ve dahî müstahakdır” diyerek karşıladılar. Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden.../ ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak! Heyhât Mirîm! Vâ hayfâ ve vâ esefâ ey Azîzan! Ağlamak da -yeri gelince- her kişinin değil, er kişinin kârıdır. Toplum sevgi toplumu olmayınca, Devlet de Sevgi'nin Adaleti Devleti olamaz. Toplum nasıl sevgi toplumu olur? Allah'a bireylerin güvenmesi, Allah'ı sevmesi olmaksızın mümkün olabilir mi? Olamaz, çünkü Sevgi Allah'dandır. Tabiî Hukuk'u; Tevrat elbette eksiksiz tebliğ etti. Tâlût, Davud ve Süleyman peygamberlerin devrinde insanlığa örnek bir Hukuk Devleti düzeni kurulmuş idi. Daha sonra, irade hürriyetini yanlış kullanan “insan”, “iyi”yi seçenlerin seçkinliği ilkesinin yerine, kendi kavminin -ne yaparsa yapsın- seçkinliği ilkesini getirdi. Yanlış seçimler; Tarih boyunca, biribirinden kötü sonuçlar doğmasına yol açan süreçler başlatırlar. Hitler'in Yahudiler'e uyguladığı zulüm asla tasvib edilemez. Ne var ki Hitler'in “bertaraf” edilmesinden sonra, “iyi'nin üstünlüğü” yerine bir “halkın üstünlüğü” kuralının, bu temel yanlış seçimin yürürlüğe konmasında diretilmesi ve bu yanlışın Dünya çapında gerçekleştirilmesi saplantısının inatla sürdürülmesi, “iyi”ler bilinçli davranıp da gereken tedbirleri almazsa, dünya çapında felâketlere yol açar. Şimdi böyle bir felâketin ne olursa olsun gerçekleştirilmesine çalışılması; ülkemiz insanlarının da mutsuzluğuna ve felâketine yol açar. Hazırlanan felâketlerin ilk perdesi; “Tehran'ın; Hiroşima'yı unutturması”dır. Bu korkunç “cezalandırma”dan ibret alıp da “kapitülasyon”a boyun eğecek ülkeler, ancak esaretle, kölelikle kendilerini kurtarabileceklerdir! Allah Vedûd'dur. Aynı zamanda Kaadir-i Mutlak'dır. Nihaî üstünlük, bir “halkın üstünlüğü” değil, “Sevgi'nin üstünlüğü”dür. Bu gerçeği göremeyen ve ülkemize Rubin'i ültimatom vermesi için elçi gönderen neoconlar, bu gerçeği nihayet -Hitler'in sığınakta anlayabildiği gibi- anlayacaklardır. Ne var ki onlar anlayıncaya kadar insanlık gaflette kalmayı sürdürürse “iyi”nin nihaî zaferi, “gafillerin felâketi”ni önleyemeyecektir. Tekrar edelim ve hiçbir zaman unutmayalım ki: hakkını ve yetkisini “kötüye kullanma yasağı”, Uluslararası Hukuk alanında da yürürlüktedir. Teknoloji silâh ve para gücünü kötüye kullanan hiçbir oligarşiye nihaî zafer nasip olmayacaktır. İnsanlık ancak bunu idrâk etmekle Tarih'in en tehlikeli delilerinin insanlık için hazırladığı korkunç felâketi önleyebilir. Hitler'i yolundan çevirmede en büyük görev Alman halkına düşüyordu. Bu görev yerine getirilemedi. Bugün de Tarih'in en tehlikeli delilerini yollarından çevirme; Firavun Sarayı'na gidip onu uyarma ödevi; Musa'yı ve tebliğini gerçekten tanıyıp seven Musevîler'e düşüyor. Neredesiniz? Varsınız da gelemiyor musunuz yoksa? |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Değerli site ziyaretcileri... |
|
Sitemizin bütün bölümlerine erişmeniz için mutlaka üye olmanız gerekmektedir. Ücretsiz Üyelik işleminizi yaparak : Yardımlar Listesine,Sohbet Bölümüne,Soru ve cevap Bölümüne ve sadece üyelere açık olan bütün bölümlere ulaşabilirsiniz. Üye olmanızı önemle rica ederiz. Camimize Aşağıdaki Bankalar Aracılığıyla Bağış Yapabilirsiniz. Yapı kredi Bankası Kars Şb : 805.08.264 Web : www.isiklicamii.org ve www.karsehlibeyt.org e-mail : Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. İletişim : 0474 223 35 38 |
| Rabiü'l-Evvel |
| 14 Sali |
| 1433 Hicri |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
![]() |
|
|
---------------------------------- |
| Bugün | 464 |
| Dün | 600 |
| Bu Hafta | 1064 |
| Bu Ay | 4186 |
| Tüm Zamanlar | 321617 |
![]() | 906 Kayıtlı Üye |
![]() | 0 Bugün |
![]() | 1 Bu Hafta |
![]() | 3 Bu Ay |
![]() | Son Üye: rahim |